Ünitelerimiz

Kemik Dansitometresi ( Anlaşmalı )

Kemik dansitometrisi kemik yoğunluğunu ölçmek için kullanılan önemli bir teşhis aracıdır. Ölçümler çok hassas olup %1’e kadar küçük kemik kayıplarını bile saptayabilir. Kemik erimesinin teşhis edilmesinde ve derecesinin belirlenmesinde yardımcıdır. Tedaviyi yönlendirir. Ucuz ve basit bir yöntemdir.

Aşağıdaki durumlardan biri söz konusuysa kemik yoğunluğu ölçümü yaptırmanızı özellikle öneririz:

  • Menopoz sonrası evredeyseniz ve hormon (östrojen) kullanmıyorsanız,
  • Sigara içiyorsanız ya da kalça kırığı gibi kişisel –ailesel bir öykünüz varsa,
  • Kemik kaybı ile birlikte seyreden hastalıkları olan erkekseniz,
  • Tip 1 şeker hastalığı ya da osteoporoz aile öyküsü olanlar,
  • İdrar incelemelerinde aşırı kollajen artışları gösteren ve yüksek dozda kemik içeriği değişimine uğrayanlar,
  • Hafif bir travmadan sonra kırık gelişenler,
  • Omurgalarında kırık olan ya da osteoporozun diğer bulgularını taşıyanlar.

Kemik Dansitometresi Nasıl Yapılır?

Bu konuda eğitimli ve deneyimli bir teknisyen sizi kemik dansitometri cihazının masası üzerine yatırır. Cihazın bilgisayar ekranını kullanarak çekimi başlatır. Cihazın tarayıcısı siz hareketsiz halde beklerken üzerinizde hareket ederek gerekli ölçümleri yapar. İnceleme hiçbir şekilde acı ya ada rahatsızlık hissi vermez. 5-15 dakika gibi kısa bir sürede biter.

Ne Zaman Yapılmalıdır?


40 yaş ve üzeri kadınlar kemik yoğunluğu ölçümü yaptırmalıdır. Menopoz dönemi sonrasında kemik yoğunluğunun takibi için menopoz dönemi öncesinde bir defa kemik dansitometrisi yapılmış olmalıdır.

Mamografi ( Anlaşmalı )

Meme muayenesi esnasında memede şüpheli bir kitle bulunması durumunda bu kitlenin yerinin ve niteliklerinin belirlenmesi amacıyla yardımcı bir tanı testi olarak yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Bununla beraber meme kanseri açısından hiçbir risk faktörü bulunmayan, hiçbir şikayeti olmayan ve yıllık yapılması önerilen meme muayenesi normal bulunan kadınlara da belli aralıklarla meme kanseri tarama testi olarak rutin mamografi önerilmektedir.

Mamografinin kadınlara belli aralıklarla yapılmasının doktorlar tarafından şiddetle önerilmesinin nedeni, bu tarama testi sayesinde meme kanserinin erken tanınabilmesiyle hastalığa bağlı ölüm riskinin % 70 oranında azaltılabilmesidir.

Günümüzde tarama amaçlı mamografinin meme kanseri açısından risk faktör bulunmayan kadınlara 40 yaşında başlanması, 50 yaşına kadar 2 yılda bir, daha sonra yılda bir uygulanması önerilmektedir.

Endoskopi ( Anlaşmalı )

Kendine ait özel bir ışık kaynağı bulunan, ucundaki kamera aracılığı ile görüntü almayı sağlayan, bükülebilen tüp şeklindeki bir aletle sindirim sisteminin organlarının incelenmesi işlemine endoskopi denmektedir. Bu alete ise endoskop adı verilmektedir.

Yutma ve çiğneme ile ilgili problemlerde, devam eden mide ekşimeleri ve yanmalar, uykuda gelen öksürük, horlama nöbetleri ve ses kısıklığı, yemeklerden önce veya sonra mide saçıları ve ağrılarında, karın ağrısı, üst sindirim sistemi kanamalarında, kusmalar, yabancı cisim yutma gibi hastalıklarda sıkça uygulanan bir tanı yöntemidir.

Endoskopi hasta için zor bir yöntem midir?

Endoskopi 40 yıldır özellikle sindirim sistemi incelemesinde kullanılmaktadır. Eskiye oranla çok hareketli, esnek, daha ince, görüntü kapasitesi yüksek cihazlar var. Endoskopinin başarısı ve hastanın endoskopiden rahatsızlık duymaması kimin yaptığına, nerede yapıldığına, nasıl yapıldığına ve deneyimli bir yardımcı ekibinin olup olmamasına göre değişir. Eğer bir engel yoksa hastaya bir ön hazırlık olarak ilaç uygulanmalıdır. Öncelikle gastroskopi işlemi öncesi hastanın dil kökü ve küçük dil çevresi diş hekimlerinin de kullandığı bölgesel uyuşma yapan bir spreyle uyuşturulur. Bu bulantıyı ortadan kaldırır. Daha sonra da kol damarından rahatlatıcı ve hafif uyku yapıcı ilaçlar verilir. Endoskopi bu şekilde yapıldığı zaman çok rahat olur. Çoğu zaman hasta işlem bittikten sonra “Gerçekten gastroskopi yaptınız mı? Bitti mi?” diye sormaktadır. Ayrıca gerekirse endoskopi sonrası uyku giderici ilaçlar da uygulanır. İşlem bittikten bir iki saat sonra hasta işinin başında olabilir. Ama o gün araba kullanmamasını ve aşırı dikkat gerektiren işler yapmamasını öneriyoruz.  

Endoskopi nasıl yapılır?

8-10 milimetre kalınlığında son derece yumuşak bir boru gastroskopide yemek borusundan mideye ve onikiparmak bağırsağına görülerek yönlendirilip ulaşılıyor.

Endoskopinin riskleri nelerdir?

Gastroskopi ve kolonoskopi işleminin, hem yapılan işleme hem de uygulanan anesteziye bağlı olarak belirli riskleri vardır. İşleme bağlı riskler % 0,2’yi geçmeyen barsak delinmesi, kanama gibi riskleri içermektedir. Hastaya uygulanan anesteziklere bağlı riskler ise hastanın sahip olduğu yandaş hastalıklara göre değişmektedir. Bu yüzden her hastaya aynı oranda anestezik ilaç uygulanmamaktadır. Hastanın sahip olduğu yandaş hastalığa göre bazen endoskopi işlemi bile riskli bulunarak uygulanmamaktadır.

EMG (Anlaşmalı )

Elektronöromiyografi (ENGM) veya daha yerleşmiş adı ile Elektromiyografi (EMG),  sinirlerin ve kasların elektriksel sinyallerinin yazdırılması anlamını taşır. EMG çevresel sinirleri etkileyen hastalıklarda tanı koymak, tanıyı doğrulamak, çevresel sinirlerde ortaya çıkan işlev bozukluklarını ya da yapısal hasarların şiddetini belirlemek, hastalık sürecini izlemek ve uygulanan tedavinin etkisini değerlendirmek için başvurulan bir inceleme yöntemidir. Bir EMG incelemesinde hastaya farklı testler uygulanabilir. En çok uygulanan testler “sinir ileti çalışmaları” ve “iğne eletromiyografisi” testleridir.

Tomografi ( Anlaşmalı )

Bilgisaraylı Tomografi (BT) (CT) Röntgen Işınları (X Işınları) ile vücudu ince dilimler (3-10 mm) şeklinde kesitler ile inceleyen bir tekniktir. Bu sayede vücudumuz içindeki organların hastalıklarını tanımada bize yardımcı olur. Gelişen teknolojinin sunduğu çok kesitli BT (CT) cihazlarının hızı artmış ve alabildikleri kesit kalınlıkları azalmıştır.

Tek bir nefes tutma (15-20 saniye) tüm vücut, dilimler halinde görüntülenmekte; aralıksız alınan kesitler bilgisayarlarda işlenerek anatominin daha iyi anlaşılması sağlanabilmektedir.

İnceleme sırasında hastanın bilgisayarlı tomografi masasında hareketsiz yatması gerekir. Masa cihazın orta kesimine doğru hareket ederken ilgili vücut kesimini görüntülemek için çok sayıda kesitsel görüntü cihaz tarafından alınır. İnceleme sırasında acı ya da ağrı hissi oluşturacak bir uygulama bulunmamaktadır. Görüntü alınacak bölgeye göre ilaçlı ve ya ilaçsız olarak çekim yapılabilmektedir.

MR ( Anlaşmalı )

Yeni görüntüleme teknolojileri arasında en etkileyici olanlardan biri manyetik rezonans görüntüleme ya da kısacası MRG veya MR’dir. MRG ağrısız allerjiye yol açacak ilaç verilme zorunluluğu olmayan ve x-ray ışını gibi zararlı olabilecek araçlar kullanılmayan bir tanı tekniğidir.

Hasta güçlü bir elektromanret içeren bir silindirin içinde yatarken vücuttaki hidrojen atomlarının enerji salmasına yol açan radyo dalgaları göndererek işlem gerçekleştirir. Mıknatıs etkisi ile hareket eden binlerce atoma ait bilgi bir bilgisayara gönderilir ve incelenen alanın oldukça kaliteli bir resmi elde edilir. Radyolog doktorlar bu görüntüleri değerlendirerek hastalık hakkında bilgi edinirler.

İnceleme ortalama 10 ile 45 dakika arasında bir sürede tamamlanır. Sürenin değişkenliği incelenecek olan alanın yerine ve hastalık hakkında toplanması gereken bilgi miktarına bağlıdır.

EM’ın etkinliği çok derin olduğu için Beyin tümörleri, beyin kanaması, sinir rahatsızlıkları ve eklem rahatsızlıkları gibi karışık ve zor işlemleri gerçekleştirebilmektedir.

Radyoloji

Tıp Merkezimiz radyoloji bölümünde her türlü direkt röntgen çekimi ve ultrasonografik tetkikler yapılmaktadır.

  Radyoloji servisimizde yapılabilen işlemler aşağıdadır.

 

A-      Direkt Grafiler

El-Bilek Grafisi

Mandibula Grafisi

Temporamandibular Eklem Grafisi

Sinüs (Waters) Grafisi

Schuller Grafisi

Sella Spot Grafisi

Stenvers Grafisi (Mukayeseli)

Akciğer Grafisi

Düz Karın Grafisi

Eklem Grafisi

Kafa Grafileri

Pelvis Grafisi

Vertebral Grafisi

 

B-       Ultrasonografik tetkikler

Boyun US

Renal US, dinamik

Eklem US

Kalça Eklemi US

Meme US

Obstetrik US

Tiroid US

Abdomen US

Üriner Sistem US

Laboratuvar

Tüm Klinik Biyokimya hormon, mikrobiyoloji ve hematoloji bölümlerinin analizleri yapılmaktadır.

  • Karaciğer ve böbrek fonksiyon testleri, kolesterol, Trigliserid, HDL, LDL gibi kan yağları, şeker, şeker yükleme testleri, enzimler gibi pek çok rutin biyokimya analizleri yapılmaktadır.
  • Tiroid hormonları, gebelik ve fertilite hormonları, tümör belirteçleri gibi hormon testleri, anne karnındaki bebeğin genetik bazı hastalıklarının tarandığı ve ikinci trimester (Üçlü Test) tarama testleri gibi testlere de yanıt verebilmektedir.
  • Kan sayımı ( 18 Parametre olarak), kanın pıhtılaşmasını değerlendiren testler laboratuvarımızda pek çok test gibi kısa sürede sonuç verilebilmektedir.
  • Mikrobiyoloji birimimizde enfeksiyon etkeni mikroorganizmalar ile ilgili Kültür – Antibiyogram ve identifikasyon, gaita, idrar mikroskopisi, HIV ve hepatit belirteçleri gibi serolojik testlere de sonuç verebilmektedir.

Kozmetoloji

  • Lazer Epilasyon
  • İğneli Epilasyon
  • Cilt Bakımı
  • Leke Tedavisi
  • Dermaroller
  • Dermapen
  • Mezoterapi ( Saç ve Yüz )
  • Botoks
  • Dolgu

Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp

  • Ozon Terapi
  • Hacamat ( Kupa Terapi )
  • Akupunktur
  • Manuel Terapi
  • Mezoterapi
  • Nöral Terapi
  • Fitoterapi
  • Proloterapi
  • PRP – CGF

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon

Fizik Tedavi başlıca hareket sistemini ilgilendiren hastalıkların, vücudun dışında uygulanan ancak eklem ve yumuşak dokuları etkileyebilen aletlerle tedavi etme yöntemi olarak tanımlanır.  Fizik tedavinin amacı kişinin romatizma gibi hastalıklar veya kaza sonucunda günlük yaşamını sürdürmesi için gerekli olan vücut fonksiyonlarının kaybolması veya azalması halinde; hastayı fizik tedavi, egzersiz, eğitim ve diğer tedavi tetkiklerini kullanarak, mümkün olan en fonksiyonel düzeye getirmek. Bu anlamda fizik tedavi ve rehabilitasyon, hastanın tedavisinde bir bütün olarak düşünülmelidir.

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyonda Uygulama Yöntemleri

Hot Pack Tedavisi

İçine silikat jel doldurulmuş plastik yada su sızdırmaz kumaş torbalardır. Kronik burkulma ve yaralanmalarda, kırık, siyatalji, nevralji, kronik selülit ve romatizmal hastalıklarda kullanılmaktadır.

Cold Pack Tedavisi

Soğuk tedavisi, sportif sakatlıkların tedavisinde kullanılan ana tedavi yöntemlerinden biridir. Soğuk tedavisi yaralamadan sonraki ilk 48-72 saat içerisinde yapılmalıdır. Soğuk uygulama ile yaralanan bölgede kan akımı azalır. Dolayısıyla kanama ve ağrı azalır. Tüm spor yaralanmalarından veya sakatlanmalarından sonra şişlik ve kanamaya ait işaretler kaybolana kadar soğuk tedavisi yapılmalıdır.

Tens ( Transkutan Elektrik Sinir Simülasyonu )

TENS, alçak frekans ve yüksek akımla (acıtacak dereceden hafif, fakat elektrot altlarında kasların hareket görecek şekilde) kullanıldığında, beyindeki vücut ağrı kontrol sistemini harekete geçirir. Endorphine gibi vücudun ağrı hafifletici ve vücuttaki kan dolaşımını arttırıcı maddelerin üretimi artar.

 

 

 

Ultrason

Yüksek frekanslı ses dalgaları üreten cihazlardır. Ses dalgaları derin dokularda ısı artışı sağlar, bu yolla o bölgedeki damarlarda genişleme, dolayısıyla beslenme ve iyileşme hızlanır.

Fluidoterapi

Özel termostatik bir kap içerisinde ısıtılmış katı partiküllerin sıcak hava ile birlikte hastaya uygulanmasıdır. El ve ayak eklemleri için uygundur.

İnfraruj Işınlar ( IR )

Işınlama ve ışık enerjisinin, deride ısı enerjisine dönüşmesi ile etki edilmektedir. Kas spazmının çözülmesinde, organize olmuş apselerin yumuşatılmasında kullanılır.

Traksiyon

Özel bir alet yardımıyla omurları birbirinden uzaklaştırma yöntemidir. Ayrıca traksiyonlar, bel kaslarının kasılmalarına bağlı olarak oluşan bel ağrıları da düzeltilebilmektedir.

Biofeedback

Biofeedback, kas aktivasyonunun istemli kontrolünün sağlanması amacıyla kullanılan değerli bir araçtır. Hastanın kasından gelen myoelektrik sinyalleri büyüterek görsel ve işitsel sinyaller oluşturur ve bunları anlaşılabilir bir yapıya dönüştürür. Bu sayede zayıflayan kasları eğitmek, hiperaktif kasları gevşetmek mümkün olmaktadır. EG Biofeedback immobilizasyon, eklem cerrahisi ve kontraktür nedeniyle oluşmuş kas zayıflıklarını gidermek amacıyla kullanılmaktadır.

Magnetoterapi

Magnetoterapi, vücudun savunma sistemini güçlendiren, hücre yıkımını yavaşlatan, hücre yenilenmesini hızlandıran ve bu sayede vücudun kendi kendini iyileşmesini sağlayan girişimsel olmayan bir tedavi yöntemi ve bir yaşam biçimidir. Tedavide oldukça geniş bir uygulama alanı olması, kolay uygulanabilirliği, doğal bir metot oluşu ve yan etkisi olmaması, magnetoterapiyi oldukça önemli kılmaktadır.

Egzersiz

Sağlıklı bir bünye ve sağlığınızı koruyarak kilo vermek için egzersiz yapmalısınız.

Skolyoz nedir?

Skolyoz, eğilme anlamına gelen Yunanca skoliosis kelimesinden gelmektedir.

Normal ve sağlıklı bir omurgada omurlar arkadan bakıldığında düz bir hat üzerinde dizilmiştir.

Skolyozlu bireylerde omurga kendi etrafında dönmesiyle birlikte eğrilmeye başlar ve bunun sonucunda omurgada normal olmayan yapısal değişiklikler oluşur.Bu değişiklik omurganın sadece yana eğrilmesi ile kalmayıp üç boyutludur.

Omurgadaki eğrilik “C harfi şeklinde” tek bir eğri olarak ya da “S harfi şeklinde” iki eğri olarak gelişir. Travma, doğumsal gelişim bozukluğu ve duruş bozukluğu gibi birçok farklı sebepten dolayı gelişebilir; fakat çoğunlukla sebebi bilinmemektedir.

Skolyoz her yaş grubunda görülebilir; ancak çocuklarda ve gençlerde görülme sıklığı fazladır.

Çocukluk ve gelişim çağında görülen skolyoz, omurgadaki hızlı büyüme nedeniyle daha hızlı ilerleme gösterir. Bu nedenle bu dönemde başlayan skolyozun erken fark edilip erken müdahale edilmesi oldukça önemlidir. Erken müdahale skolyoz tedavisinde başarı oranını artırır.

Türkiye’de yaklaşık 2.5 milyon skolyoz hastası bulunmakla birlikte kız çocuklarında görülme sıklığı daha fazladır.

 Skolyozun belirtileri nelerdir?

Skolyozlu bireylerde omurgayla bağlantılı olarak göğüs kafesi,kürek kemikleri ve kalçanın pozisyonunda da bozulmalar    meydana gelir.

ilk belirtisi kötü duruş ve omurgada fark edilen eğikliktir.

Bununla birlikte

Omuz seviyeleri arasında eşitsizlik

Bel çukurlarındaki asimetri

Kalçanın sağa ya da sola kayması

Kürek kemiğinde belirginlik

Sırtta kamburluk

Vücut dengesinde sağa yada sola kayma şeklinde belirtiler gözlenir.

 Skolyoz tedavisi

Skolyoz tedavisinde gözlem, egzersiz, korse ve cerrahi kullanılmaktadır.

Tedavinin şekli belirlenirken eğriliğin derecesi, yaş, altta yatan etken gibi birçok faktör ele alınır.

 Schroth nedir?

Katharina Schroth tarafından 1921’de geliştirilmiştir.

Schroth yöntemi skolyoz gibi omurga deformitelerini düzeltmek için geliştirilmiş üç boyutlu egzersiz odaklı bir yaklaşımdır.

Schroth terapi ile eğriliğin ilerlemesi durdurulabilir, hatta eğrilik gerileyebilir. Kişi korse kullanmadan ve ameliyat olmadan yaşamına devam etme şansı elde edebilir.

Korse kullanan bireylerde korse ile birlikte Schroth egzersizleri uygulandığında tedavide başarı oranının arttığı yapılan çalışmalarda görülmüştür.

Skolyoz için özelleştirilmiş Schroth egzersizleri ağrısız ve kolay uygulanabilirdir.

Schroth yöntemi başlıca;

Vücut dengesizliklerinin düzeltilmesi

Gövdenin uzatılması

Asimetrik özel nefes alma tekniği kullanılarak uygulanır.

Özel nefes alma tekniği skolyozdan etkilenen göğüs kafesinin şeklini değiştirmek için kullanılır ve Schroth yönteminin en önemli yapı taşıdır. Nefes tekniği fizyoterapist tarafından, eğriliğin şekline ve yönüne göre özel olarak öğretilir.

Schrot egzersizleri, üç boyutlu yaklaşım ve asimetrik nefes alma tekniği sayesinde klasik fizik tedavi yöntemlerinden çok daha fazla etkilidir.